ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

Çocuklarda cinsel eğitim

Bilgi vermek için sormasını bekleyin

Hazır olmadığı cinsel bilgiler, çocukların kafasını karıştırmaktan başka işe yaramıyor. İzin verin çocuğunuz önce merak etsin. Siz sadece rahatça soru sorabileceği bir ortam oluşturun ve bekleyin...

Anne babaların, çocuk eğitimi alanında belki de en fazla zorlandıkları alandır cinsel eğitim... Neyin, nasıl, ne zaman anlatılacağı, kim tarafından anlatılması gerektiği, seçilecek sözcükler.. Yapılacak yönlendirmeler, verilecek mesajın doğruluğu, yanlışlığı... Çocuğun ileride sürdüreceği yetişkin hayatına bu sürecin etkileri.. Kulaktan dolma, çevreden edinme, el yordamı, göz kararı gibi yöntemler "zamane çocukları"nın bilgi gereksinimini karşılamaktan çok uzak. Bu nedenle takıldığımız konularda uzmanların ne dediğine bakmak gerekiyor.
Psikiyatrist Dr. Hüsnü Uçar'ın "Çağdaş Çocuk Cinsel Eğitimi" adlı kitabı bu konuda her anne baba için iyi bir başucu kaynağı olma özelliği taşıyor. Kitaptaki bölüm başlıklarını da dikkate alarak, konu hakkındaki sorularımızı Dr. Hüsnü Uçar'a yönelttik.
-Cinsel bilgiler, çocuğa hangi sıra ile ve ne zaman verilmeli?
Çocuklara dört yaş üç aylıkken şu cinsel bilgiyi vereceksiniz, altı yaş iki aylık iken de bu bilgiyi vereceksiniz diye bir kurallar takvimi yok. Çocuğa cinsellik konusundaki bilgileri yeri geldikçe ve gereksinim duydukça adım adım vermek en uygunudur. Çocuktan talep geldiği zaman veya gereksinim duyduğunu hissettiğinizde çevrenizde oluşan fırsatları değerlendirebilirsiniz. Örneğin cinsiyet ile ilgili bir televizyon haberi veya izlediğiniz bir filmdeki sahne gibi olanakları değerlendirebilirsiniz. Ancak bu bilgiler çocuğa bir defaya özgü verilmemelidir. Unutmayalım ki cinsel eğitim de bir eğitim çeşididir ve tüm eğitimlerde olduğu gibi tekrar edilmelidir.
Çocuk cinsel eğitiminin önemli bir bölümü aile içinde gelişirken, daha az önemli olmayan diğer bölümü ise aile dışında gelişir. Ancak ilk 6 yaşta aile içindeki eğitim daha ağırlıklıdır. Bizler çocuklarımıza farkında olarak veya olmadan aslında sürekli cinsel eğitim veririz.
-0-3 yaş dönemi kız ve erkek çocuklarda cinsel gelişim nasıldır?
Üç yaşına kadar kız ve erkek çocukları; eğilimleri, oyunları ve davranış özellikleri açısından farklılık göstermezler. Bu dönem içinde aynı oyunları oynayabilir veya aynı oyuncaklara ilgi duyabilirler. Bu yaşlardaki çocuklar utanma duygusu olmaksızın çıplak dolaşabilirler. Başkalarının yanında cinsel organlarına dokunabilirler. Çünkü bu yaşlardaki çocuk için pipi ile burun veya vajen ile kulak arasında hiçbir fark yoktur.
-Ancak böyle bir sahne karşısında anne babaların çoğu paniğe kapılıyor...
Büyükler hemen çocuğu terbiye etmeye kalkıyor ve "Aaa, ayıp, orası pistir hem de günah" diyor. Hatta bu sırada eline de hafiften vurabiliyor. Görünüşte çok masum ve iyi niyetli bu eğitim girişimi bakın neye sebep oluyor: Çocuk bu sayede cinsel organının pis, dokunulmaması ve gizlenmesi gereken ayıp bir yer olduğunu öğreniyor!
-Çocukta cinselliğe ilgi kaç yaşında başlıyor?
Cinselliğe ilgi 2-4 yaşlarında başlar. Çocuk karşı cinsten olan anne babasını tuvalete gidince, yıkanırken veya soyunurken izlemeye çalışır. İçeride ne olduğunu ve aradaki farkı kavramak için çabalar. Çoğu zaman kız çocukları kendilerinin neden pipileri olmadığını merak eder. Eğer doğru bilgi verilmezse çocuklar gözlemlerini oldukça gelişmiş hayal güçleri sayesinde çarpıtarak çok yanlış yorumlara ulaşabilirler. Örneğin erkek çocuk, kız kardeşinin veya annesinin pipisinin olmayışını sünnet olmasına veya cezalandırılıp pipisinin kesilmiş olmasına bağlayabilir. Ya da kız kardeş, "Benim de eskiden erkek kardeşim gibi pipim vardı. Ama sonra kesildi. Yarası iyileşmedi ve açık kaldı" şeklinde fanteziler üretebilir.
-Peki ne yapmalıyız?
Tuvalet kapısı gözleme dönemi de diyebileceğimiz bu dönemde gereksinim duydukları bilgiyi çocuklarımıza hemen vermeliyiz. Çocuğun sizinle beraber banyoya veya tuvalete girmesine izin verirseniz ve gereken bilgilendirmeyi yaparsanız çocuk bu merakından bir süre sonra vazgeçecektir.
Bu konuda "Kızım, sen kız olarak doğdun. Kız olarak senin hiçbir eksiğin yok. Pipi olması bir fazlalık, olmaması da bir eksiklik değildir" şeklinde basit bir açıklama yeterlidir.
Erkek çocuklara maalesef sıklıkla yapılan "Aslan oğlum göster bakayım pipini" şeklinde bir yaklaşım ise son derece yanlış. Bazı yetişkin erkeklerde penisi aşırı önemseme ve beraberindeki kaybetme korkusu ile oluşan iktidarsızlık sorunlarının kökeni, bu dönemdeki hatalı davranışlara dayanabilir.
-Cinsel bilgiyi çocuğa annenin mi vermesi daha uygundur, babanın mı?
Çocuğa verilecek bilgi illa da anne baba veya özellikle baba tarafından verilmelidir diye bir kural yok. Ayrıca; anne kızını, baba da oğlunu bilgilendirmeli anlayışı da yanlış. Çocuğa hem anne hem de baba bilgi verebilir. Hatta ikisinin de vermesi, kadın erkek eşitliği ve bu anlayışın çocukta yerleşmesi bakımından ayrıca önemlidir.
-Soru sormasını beklemek şart mı?
Bazı aileler çocuk hazır olmadan, istemeden fazla bile gelebilecek bilgileri vermeye çalışırlar. Tabii ki bu uygulama yanlış. Çocuğun hazır olmadığı bilgileri alması, taşıyamayacağı yükün altına girerek bunalmasına ve kafasının karışmasına yol açar. Siz yeter ki çocuğunuza size rahat soru sorabileceği bir ortam hazırlayın. İzin verin önce merak etsin. Nasıl olsa zamanı geldiğinde size danışacaktır.
-Çocukta cinsel organların farklılığına yönelik merakın ardından genellikle hangi soru geliyor?
Çocuklar öncelikle iki cinsiyet arasındaki farkı merak ederek bu konuda girişimlerde bulunurlar. Daha sonraki süreçte genellikle kız ve erkek çocukları kadınların meme konusuna kafayı takar. Meme konusunda da açık, objektif bir açıklama yapmak gerekir. Örneğin; "Çocukken kızların ve erkeklerin memeleri aynı büyüklüktedir. Ancak büyüdükçe kızların memeleri de büyür. Daha sonra anne olduğunda bu memelerden gelen süt ile yavrusunu besler" denilebilir.
-Ve meşhur "Anne ben nasıl dünyaya geldim?" sorusu.. Bu soruyla ne zaman karşılaşıyor anne ve babalar?
Çocuklar 4-6 yaş arasında bebeklerin nereden geldiğini ve doğumla ilgili konuları merak ederler. Bebeğin nasıl dünyaya geldiğini anlatmak için çevrede bulunan hamile kadınlar iyi bir araç olabilirler. Veya çocuk bu soruyu kendiliğinden sorabilir. Bu konuda çocuğa "Bebek annenin karnındaki özel bir yuvada büyür ve iyice büyüyünce bacaklarının arasından doktor yardımı ile çıkar" şeklinde bir açıklama yeterli olur. Ama anne babalar çoğu zaman böylesine basit bir yanıtı vermeye bile çekinebiliyor. En büyük endişeleri de "Ya çocuğum daha da meraklanıp ileri giderse ve başka sorular sorarsa" konusudur. Oysa bu kaygılar yersiz, çünkü çocuk cinsellikle ilgili her soruyu bir önceki cevabı iyice hazmettikten sonra basamak basamak sorar...

Suskunluğunun sebebi siz olabilirsiniz!
-Çocuğumuz hiç soru sormuyorsa ne yapmalıyız?
Çocuk, 3-4 yaşından itibaren cinsellikle ilgili soruları yavaş yavaş, basamak basamak sorar. Her sorusuna yeterli ve doğru yanıtı aldıktan sonra bir suskunluk sürecine girer. Buna "dinlenme dönemi" de diyebiliriz. Daha sonra bir sonraki soruya gelir sıra. Çocuğunuz hiç soru sormuyorsa o zaman lütfen geçmişte çocukla olan iletişiminizi düşünün. Büyük bir olasılıkla çocuk sorduğu soruya aldığı cevaptan tatmin olmamış veya sert tavrınızdan örselenmiş, bu gibi nedenlerle de soru sormaktan vazgeçmiştir.

Hata yapmaktan korkmak hata yapmanıza yol açar
-Anne babaların çoğu cinsel bilgilendirme sürecinde hata yapmaktan korkuyor. Bu konuda öneriniz nedir?
Çocuğa cinsellikle ilgili bilgileri hangi sıra ile vereceğiniz konusunda bir anayasa yok. Çocuğunuzla ilişkilerinizde mantığınızı kullandığınız kadar duygularınızın ve sezgilerinizi de dikkate alın.
Kolumuzda doğru ve yanlışlarımızı gösteren bir saat olsa yaşam daha kolay ama çok daha yavan olurdu. Bu nedenle çocuğunuzla ilişkilerinizde sürekli "Acaba hata mı yapıyorum? Doğru mu davranıyorum?" diye çelişkide kaldığınız anlarda rahatlamaya çalışın. Konunun uzmanı bile olsanız hata yapabilirsiniz. Unutmayın; hiçbir şey yapmayan hiçbir hata da yapmaz! Meslek hayatım boyunca sırf hata yapma korkusu ile eğitimli insanların yaptığı yanlışlar kadar, okumamış ama sağduyusu ve sezgileri ile çocuğuna çok güzel tavırlarla yaklaşan ebeveynler gördüm.

Yorum Yaz